ajitatif.com - gökalp gürbüzer'in kişisel web sitesi
Tuesday, December 23, 2008
Efendim, geçtiğimiz cumartesi günü elim bir şekilde sağ ayağımı burkarak bilek liflerimi zedelemiş bulunuyorum. Pazar gününü evde geçirip ayağıma yeteri kadar dinlence fırsatı tanıdığımı düşünerek dün (pazartesi) ve bugün bileğime doktorun tavsiye ettiği destekleri takarak işe geldim. İşbu yazımda size topal bir insanın gözünden İstanbul sokakları...

  1. Normalde 7'de uyanır, 10 geçe yataktan kalkar, 25 geçe evden çıkıp güle oynaya Maltepe İskelesi'ndeki deniz otobüsünü yakalarım. Ne var ki topal yürümek yürüyüş hızımı azaltacağından, 7'de uyandığım gibi kalkmak zaruridir, çeyrek geçe çıkıp yine güle oynaya deniz otobüsüne yetişmek için. Pazartesi 25 geçe çıkıp ucu ucuna yetişmiş, salı da tam buçukta çıkarak deniz otobüsünü kaçırmışımdır. Yürüyüş hızı yarıya iniyor, o yüzden yarın sabah 6:50'de kalkmayı planlıyorum. Yol boyunca kaldırım iniş-çıkışlarında sorun yaşamadım desem yeridi
  2. 10 dakikayı aşmayan yürüyüşler benim için bir hızdan başka sorun yaratmıyor, deniz otobüsünden indiğim gibi zaten Kabataş'taki duraklardayım. (arada portakal suyu almayı unutmuyorum)
  3. Kabataş Durağı'nın güzel yanlarından birisi de ilk durak oluşu. Otobüsler durağa boş geliyor ve eğer şöförün durağın neresinde duracağını kestirebilirseniz istediğiniz yere oturabiliyorsunuz. Benim de bu yönde başarılı olduğum söylenebilir (bu konuda bir makale de yazılabilir). Oturma yeri bulmakta zorluk çekmedim. Ayağınızda bir sorun varsa oturmak şart.
  4. Otobüsten iniş bir hayli zor. Öyle ki pazartesi günü inerken gerçekten zorlandım. İnmeden önce ayağa kalktığım gibi şoför sağa kırdı direksiyonu ve sağ bileğime ciddi bir yük bindi. Gözlerimden yaş gelmese de bir dahaki sefer daha dikkatli olmaya ikna edecek kadar acıdı. Bundan sonra otobüs durmaya yakın, sol kolumu otobüsün önüne doğru çevirmeye karar verdim; çünkü fren yapınca ağırlık sağ değil, sol ayağa binmeli. Kalkışta da tam tersi. Yine de mutlaka en azından bir elle yukardan destek alınmalı. Otobüste yolculuk çok eziyet.
  5. Trafik ışıklarının gerekliliğini bir kez daha gördüm. Yaya olarak genellikle, sürücü olarak da her zaman ışıklara uyarım; ancak bunun nedeni kendimce insanlık görevi olmasıydı. Bugün itibariyle anladım ki trafik ışıkları ve benzeri trafik düzenleyici unsurlar belirsizlikleri ortadan kaldırıyor ve insan yaşamını kolaylaştırıyor. Belirsizlik demek ani kararlar ve daha da ani hareketler demek olduğundan, ve benim de şu sakatlık döneminde ani hareketler konusunda bir hayli başarısız olacağımın kesinliğinden dolayı trafik düzenleyen unsurlara tamamen uyulacak.
  6. Bebeklere yürüyememe konusunda hak verdim. Oldukça karmaşık bir iş, özellikle de eğimli yollarda. Her sağ adımımda "acaba çok yük binecek mi" diye tedirgin olmak ve bu yüzden sağ ayağını yere sağlam basamamak insanı çok yoruyor.
  7. Kaldırımlarla ilgili farkettiğim bir şey var ki oldukça ilginç: Arnavut kaldırım ya da küp taşlarla yapılmış kaldırımlarda yürümek, düz granit kaldırımlarda yürümeye oranla çok çok daha kolay. Yol eğimli olsa da bu tür taşlar birbiriyle aynı hizada olmadığından bir taşa basara yolun o eğimini hissetmeyebiliyorsunuz. Tabii yağmur ve karda da kaymaması cabası. Aslında sürtünme sayesinde yürüyebildiğimizi düşününce daha da mantıklı geliyor.
  8. Basamaklardan inmek çıkmaya göre çok daha zor; çünkü çıkarken sakat ayağınızı istediğiniz gücü vererek yere koyabiliyorsunuz. Ancak inerken, yerçekimi kontrolü sizden alıyor. Bu yüzden trabzanlara tutunarak inmek şart. Trabzan olmayan basamaklar acı verici ve anlıyorum ki her basamakta mutlaka trabzan olmalı.
  9. Bazen kaldırımlardan ve az sayıda basamaktan sağlam ayağım üzerinde sekerek iniyorum; ancak bunu da çok sık yaparsam daha önceden sakatlamış bulunduğum (yok, şimdi iyi durumda) sol dizime çok yük bindirdiğimi görüyorum. (diz kendisini hissettiriyor)
  10. Normal yürüyüş hızımın oldukça hızlı olduğunu farkettim. Pazartesi günü yolda topal topal yürürken yanımdan bir iki kişi geçti ve ilk anda çok şaşırdım "nasıl yani" diye. Halbuki gayet olağan bir durum; çünkü normal hızımın yaklaşık yarısı hızında seyrediyordum. O an anladım ki insanların beni yayayken geçmelerine pek alışık değilim. Bu da demektir ki sağlamken pek çok insandan daha hızlı yürüyorum.
  11. Yürürken farkettiğim bir şey de sağ ayağım sakat olduğundan sola doğru yatmış ve hafif kambur şekilde yürümeye çalışmam. Bu hem çok yorucu hem daha yavaş hem de sonradan bel ağrıtıcı. Mümkün mertebe dik durarak yürümeliyim...
  12. Akşam eve geldiğimde çok yorulduğumu farkettim. Topal yürümek düz yürümekten çok daha yorucu...
İnsan şuncacık ve geçici bir sakatlıktan bile ne kadar dertli oluyormuş. Bir de ömür boyu ve daha büyük sakatlıklar geçiren insanları düşünün. Ben düşündüm ve İstanbul'un yaşaması hiç de kolay olmayan bir şehir olduğu kanısına vardım.

Bir yerden başka bir yere gitmek daha kolay olmalı...

Tuesday, December 23, 2008 11:27:43 AM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [1] | Türkçe | İstanbulluluk | Kişisel#
Friday, December 05, 2008
Şu sıralar Jargon'un yan projelerinden biri olan Jargon Firefox eklentisi için XUL yazıyorum.

Ayarlar diyaloğunda siteleri ve bu sitelere girildiğinde hangi jargonun çağırılacağını belirten bir listbox var. listbox'un iki sütunu var; site adı ve jargon. Kullanıcı istediği siteyi listeye ekleyeceği zaman site adını yazıyor ve "ekle" düğmesine basıyor. Sorun da burada başlıyor zaten; XUL dokümanyasyonunda listbox için appendItem(item) metodunu kullanın diyor ancak appendItem birden fazla sütun olduğunda işe yaramıyor; yarattığım satırlar bomboş görünüyor.

Sonradan öğrendim ki listbox'ta birden fazla sütun olduğunda appendItem(item) yerine appendChild(item) kullanmak gerekiyormuş. Ayrıca listcell ve listitem'ın label özelliğini değiştirmek için setAttribute(attrName, attrValue) kullanmak gerekiyormuş. Örnek javascript kodu aşağıda (aynen an itibariyle Jargon Firefox eklentisinde olduğu gibi):

var item = document.createElement('listitem');
var cellSite = document.createElement('listcell');
cellSite.setAttribute('label', site);
var cellJargon = document.createElement('listcell');
cellJargon.setAttribute('label', 'tr-TR');
item.appendChild(cellSite);
item.appendChild(cellJargon);
item.setAttribute('label', site);
if (this.getSiteIndex(site) < 0)
{
       listSites.appendChild(item);
       txtAddSite.value = '';
}

(Bu arada az önce dasBlog'un kullandığı FreeTextBox'un kod ekleme özelliğini keşfettim. xBlog'a eklemek istediğim ama zaman ayıramadığım birşeydi. "breh breh breh..." diyorum)

Not : Jargon adlı projeye http://jargon.ajitatif.com adresinden erişebilirsiniz. Zamanı gelince reklamını yapacağım. Eksiği var fazlası yok...

Friday, December 05, 2008 11:04:38 AM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [0] | dasBlog | Türkçe | Yazılım Geliştirme | XUL | Jargon#
Wednesday, December 03, 2008
Üçüncü makalem, NetBeans'de C++ programları yazmayı anlatıyor. Yine giriş seviyesinde bir makale ve bir önceki makalenin NetBeans IDE'ye çevrilmiş hali. Eğer C++ için güzel bir IDE arıyorsanız NetBeans'i deneyebilirsiniz ve bu makale size başlangıç için yardımcı olabilir.

Özet

NetBeans, pek çoğumuzca Java IDE’si olarak bilinir; ancak artık sadece Java’yı değil, C++’ı da destekliyor. Ben de bu makalede NetBeans’de nasıl C++ programları yazdığımızı ve yazdığımız programları nasıl adımladığımızı anlatmaya çalışacağım.



OppenOffice 3.0 Dosyası :Netbeans'de C++ Programı Yazmak, Derlemek ve Adımlamak.odt (614,83 KB)
Word 2007 Dosyası : Netbeans'de C++ Programı Yazmak, Derlemek ve Adımlamak.docx (610,8 KB)
Wednesday, December 03, 2008 10:09:17 AM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [1] | C++ | Makale | NetBeans | Türkçe | Yazılım Geliştirme#
Tuesday, December 02, 2008
Bir başka C++ makalesi; giriş seviyesinde. Konusu Linux konsolda C++ programları yazmak.

Özet

Linux'ta C++ programları derlemek ve adımlamak, özellikle Windows'a alışık olan kullanıcılara başlangıçta zor gelebilir. Bu makalede Linux'ta C++ kodlarını derleme ve adımlamanın Konsole'da nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağım.

Linux, siyah ekranlı bir terminal olan Konsole'a dayanır. Her ne kadar KDE, Gnome, XFCE vb. gibi pencere yöneticileri ile Windows ve MacOS benzeri bir görünüme kavuşsa da Konsole Linux'un vazgeçilmezidir demek yanlış olmaz.


OpenOffice 3.0 dosyası : Linux Konsolda C++ Program Yazmak, Derlemek ve Adımlamak.odt (165,74 KB)
Word 2007 dosyası : Linux Konsolda C++ Program Yazmak, Derlemek ve Adımlamak.docx (156,65 KB)
Tuesday, December 02, 2008 12:18:54 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [6] | C++ | Makale | Türkçe | Yazılım Geliştirme | Linux#
Monday, December 01, 2008
Geçenlerde Saygın, üzerinde bir süredir uğraştığı followeb'i dünyaya açtı. followeb, arka planda Google Trends'i kullanarak o gün/hafta/ay ya da istenilen bir tarihteki en popüler aramaları güzel bir görsellikle sunuyor ve insanların bu aramalar ve onların sonuçlarıyla ilgili yorumda bulunmalarını sağlıyor. Hal-i hazırda Google'ın yalnızca A.B.D. istatistiklerini vermesi dolayısıyla followeb de yalnızca A.B.D.'deki aramaları kapsayabiliyor.

Ayrıca aldığım duyumlara göre digg, stumble upon gibi sosyal öneri sitelerine de bağlantı koyacakmış.

10 puan 10 puan 10 puan... 100 puanla şampiyon Saygın !!

followeb: http://www.followeb.com


Monday, December 01, 2008 2:31:32 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [2] | Türkçe | Web#
Siteyi yeniden açmışız madem, gel beri Google Analytics !! Lakin o da ne? dasBlog'un içinde ne bir .master dosyası ne de default.aspx'te iki satır kod !!

Kendi başıma işin içinden çıkamadım ve internette yaptığım aramanın sonucunda dasBlog'un bütün HTML'leri themes/ dizini altındaki .blogtemplate soyadlı dosyalardan elde ettiğini öğrendim. Yapmanız gereken tek şey istediğiniz temaların homeTemplate.blogtemplate adlı dosyalarını bir metin düzenleyici ile açıp istediğiniz gibi oynamak. Ayrıca bazı temalar reklam alanlarını da ayırmış, Google AdSense'iniz varsa sadece o alanlara kendi ID'nizi yazıyorsunuz ve HTML yorum işaretlerini kaldırıyorsunuz o kadar.

Malesef her tema için bu işlemi tek tek yapmanız gerekecek...

Monday, December 01, 2008 1:58:38 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [0] | ajitatif.com | dasBlog | Türkçe#
"Ufak ufak eğitim işine kaymayı planladığımdandır ki ufak ufak makaleler yazmaya başladım. İlk makalem, C++ ile Özyinelemeli (Recursive) Fonksiyonlar üzerine.

Özyinelemeliler özellikle programlamaya yeni giriş yapan kişiler için oldukça zor bir konu olduğu için ilk makalemi bu konuda yapmayı seçtim. Makale, size özyinelemelileri muhtemelen başkasından duymadığınız şekilde anlatacak, ve umarım kavramanızı sağlayacak...

Özet:

Özyinelemeli fonksiyonlar, geri dönüş değerini kendilerini yeniden çağırarak veren fonksiyonlardır. Özellikle hiyerarşik metin ayrıştırma (parse) işlemlerinde (örneğin HTML ya da XML ayrıştırmaları) sıkça kullanılırlar. Özyinelemeli fonksiyonları anlamak için bilgisayarın çağrı yığınını (call stack) nasıl kullandığı hakkında biraz bilgi gerekir. Bu makalede size çağrı yığınından ayrıntılı olarak bahsetmeyeceğim; ancak örnekleri anlatırken satır aralarında bahsettiğim kadarı ile size hem çağrı yığını konusunda yeteri kadar bilgi vereceğimi hem de özyinelemeli fonksiyonları anlamanızı sağlayacağımı umuyorum.


Tamamı için tıkla: ozyinelemeli_fonksiyonlar1.rtf (72,61 KB)
Monday, December 01, 2008 12:52:39 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [0] | C++ | Makale | Türkçe | Yazılım Geliştirme#
ajitatif.com'u uzunca süren bir aradan sonra yeniden açmış bulunuyorum.

Önceki sunucu sabit disk fesatına uğradığından ve benim de sık sık veritabanı yedeği almadığımdan dolayı bir takım yazılar uçtu gitti. Onları yeniden ekleyemeyeceğim mamafih.

Volkan'ın xBlog'dan desteğini çekeceği dedikoduları (ki dedikoduların kaynağı bizzat kendisidir) ortalıkta dolaşırken xBlog'u ilk terk eden müşterisi ben oldum. Bildiğim kadarıyla başka müşterisi yok xBlog'un zaten... Yeni kullandığım blog yazılımının adı dasBlog ve veritabanına ihtiyaç duymayan, görüldüğü üzere de gayet şık bir blog yazılımı.

Eski projelerimi (projecep gibi) yeni sunucuda ayağa kaldırmam biraz zaman alabilir, müptelaları varsa biraz sabır diliyorum...

Bu kez yedekler alınacak !!

dasBlog: http://www.dasblog.info

Monday, December 01, 2008 12:23:21 PM (GTB Standard Time, UTC+02:00) | Comments [1] | ajitatif.com | dasBlog | Türkçe#
Search
Archive
Links
Categories
Admin Login
Sign In
Blogroll
 aychulus.blogspot.com
Kuzen Ayşegül'ün blog'u
[Feed] volkanvardar.com
Volkan Vardar kişisel blog ve portföy sitesi
Themes
Pick a theme: