ajitatif.com - gökalp gürbüzer'in kişisel web sitesi
Monday, April 27, 2009
Memleket kurtarmaca yazılarını çok sık yazmam, bu blog'u takip eden herkes bilir.. Vardır bir-iki kişi belki??

İşin geyiği bir yana, bugün canım yurdumun pek çok yerinde sabah erken saatlerde emniyet güçlerimiz operasyonlar düzenledi. Bu operasyonlardan kuşkusuz en çok ses getireni İstanbul Bostancı'daki bir hücre evine yapılan operasyondu. Operasyon tam 5,5 saat sürdü ve görevi başında 1 başkomiserimiz ile 16 yaşındaki 1 vatandaşımız yaşamlarını yitirdi. Görev başındaki 7 polis memuru ile 1 de gazeteci kameraman yaralandı.

5,5 saatin sonunda evin içinde direnen terörist ölü olarak ele geçirildi. Evin içinde bol miktarda mühimmat da bulundu.

Şimdi yazı buraya kadar, kaynağı hurriyet.com.tr olan haberdi. Bundan sonrası ise naçizane sorularım ve yorumlarım:

  1. Öncelikle teröristin polis telsiz frekanslarına girdiği söyleniyor. Elbette ki telsizler radyo dalgalarıyla çalışıyor ve frekansı bulan herkes tarafından dinlenebilir. Ancak bu telsizlerin bir şifreleme sistemi yok mudur? Polis telsiz frekanslarını bilen ve biraz telsizcilikten anlayan (ki teröristin iyi bir telsizci olduğu da söyleniyor) - belki askerliğini telsizci olarak yapmış birisi, "şu saatte şu adrese baskın yapıyoruz arkadaşlar" anonsunu alabiliyor mu ya da "ben frekansınıza girdim gelin de bulun kolaysa" diye araya girebiliyor mu? Bildiğim kadarıyla polis frekanslarını dinlemek suç unsuru; ancak yaptırım uygulanabilmesi için dinleyenin kendini yakalatması gerekir, kısacası sadece yasa ile bu işin güvenliği sağlanamaz.
  2. Saat 5,5 sularında başladığı bildirilen çatışma neden 5,5 saat sürmüştür? İstanbul Emniyeti'nin özel birlikleri olduğunu biliyoruz - ki bizzat bu birlikler olay yerine gelmelerinden 20 dakika sonra operasyonu tamamlamışlardır. İstanbul'un en ücra köşesinde de olsa bu birlikler, neden gelmeleri 5 saat sürmüştür? İstanbul sınırları içinde değil midir bu birlikler? Yoksa bir şeyi ya da bir kişiyi mi beklemişlerdir operasyon için? Eğer öyleyse bu şey nedir? Ya da bir kişiyse kimdir? Operasyonu bizzat başlattığı söylenen İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah olabilir mi? Eğer öyleyse sayın Cerrah ne için beklemiştir 5 saat? O da bir şey ya da birisini mi beklemiştir? Neyi ya da kimi?
  3. Bu 5 saat bekleme süresince polis ekipleri alınması gereken önlemleri yeteceği kadar alabilmiş midir? Polis memurlarımız kendilerini bu gibi durumlarda korumanın yollarını öğreniyorlar mı? Öğreniyorlarsa neden 7 tanesi yaralanmıştır?
  4. 5 saat boyunca süren çatışmalar süresince patlama sesleri duyulduğu söyleniyor. Teröristin bubi tuzakları ve bombalar kullandığı da belirtiliyor. Peki bu operasyonda emniyet güçlerimiz keskin nişancı kullanmış mıdır? Kullandıysa 5 saat boyunca hiç bir nişancı hedefi görememiş midir? Kullanmadıysa neden kullanmamıştır? Daha hafta sonu Kadıköy Bağdat Caddesi'nde ve sahilde Segway'lere binen polis memurları gördüm. Segway'lere para bulan emniyet müdürlüğümüz keskin nişancı birliği kurmaya mı para bulamadı? Kaynak sıkıntısı da keskin nişancı birliği de yok ise bu işte bir ihmal yok mudur?
  5. Tek başına bir evi mesken eden bir teröristin profesyonel emniyet güçlerimizi 5,5 saat uğraştırmasını yetkililerin yaptığı gibi yalnızca "bomba ve bubi tuzaklarına" bağlamak gerçekçi midir?
5,5 saat süren bir operasyonun 2 insanın canına (teröristinkini elbette saymıyorum) mal olmasının sorumlusu kimdir? Bu iş daha kısa yapılabilirdi ve yapılmalıydı. Bu operasyon eğer yapılması gerektiği gibi yapılsaydı bu kadar uzun sürmeyecek ve belki de şehit polisimizin eşi dul, çocukları yetim kalmayacaktı. Belki 16 yaşındaki gencimizin ocağına evlat acısı yangını düşmeyecekti.

Bu canların vebalinin bu operasyonu yönetmeyi beceremeyenlerden ve operasyonu yönetmeyi beceremeyenleri yönetmeyi beceremeyenlerden ve hatta operasyonu yönetmeyi beceremeyenleri yönetmeyi beceremeyenleri yönetmeyi beceremeyenlerden sorulması gerektiği kanısındayım.

İşte anlı şanlı emniyet teşkilatımızın gerçek terör örgütünün karşısındaki çaresizliği. Kesinlikle küçümsemek için söylemiyorum; ancak bu insanların bu işi "kıvıramadığı" da ortada. Hani yanlış anlaşılmayacak olsa "terör örgütü öyle değil, böyle olur" diyesim var.

Kolay öyle emekli generallerin, profesörlerin evine baskın yapmak sonra da "terör örgütü" demek... İş sıkıya gelince ne olduğunu gördük.

Tanrı şehidimize ve gencimize rahmet etsin, geride kalanlara sabır versin. Ulusumuzun da başı sağolsun, geçmiş olsun.

Monday, April 27, 2009 8:29:03 PM (GTB Daylight Time, UTC+03:00) | Comments [0] | Memleket Kurtarmaca | Türkçe | Güncel#
Gün geçmiyor ki bir gencimiz daha işsizlik nedeniyle askere gitmesin. İşbu gencimiz de beklemekten sıkıldı ve "neyse askerliğim çekerim" diyerek yerli şubesi olan Bursa Osmangazi Askerlik Şubesi'ne gidip Aralık 2009'da olan celbini Ağustos 2009'a aldırdı. Kısmetse Ağustos 1'de sınava gireceğim, 13'ünde ise ilk içtima...

Neyse ki şube bugün çok kalabalık değildi işim yarım saatte bitti. Memur hanım evraklarıma bakarken yüksek lisans ve lisans çıkış kağıtlarında "bilgisayar mühendisi" yazısını görünce "ya benim makine çalışmıyor bir bakıversene" dedi, kıramadım. Çok eski bir makineydi ve sabit diskini hiç görmüyordu. Yapacak bir şey yok, sistemci çocuklar halledecek artık. Ordu daha askere almadan mesleğimden yararlanmaya başladı ya ne diyeyim.

Tam da bugünlerde bedelli askerlikle ilgili fısıltılar yeniden alevlendi. Muhtemelen bir şey çıkmayacaktır yine, çıksa da çuvalla para isteyeceklerinden içim rahat sayılır.

Tek ümidim askerliğin kısa dönem çıkması. Siz de benim için dua ederseniz hiç hayır demem :)

Bu arada; askerlik şubesi, sistemini değiştirme sürecindeymiş. Yeni bilgisayarlarında Pardus kurulu gördüm hoşuma da gitti :)

Monday, April 27, 2009 7:45:20 PM (GTB Daylight Time, UTC+03:00) | Comments [1] | Askerlik | Kişisel | Pardus | Türkçe#
Wednesday, April 22, 2009
Son birkaç ayı evde geçirdiğimden ve Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği (ve tabiatıyla Java) ile daha fazla ilgilendiğimden artık emektar olmuş dizüstü bilgisayarıma Pardus 2008.2 kurdum. Bir-iki haftadır Pardus 2008.2 kullanıyorum ve şimdiye kadar oldukça memnunum. Arada bir ufak tefek sorunlar çıkıyor ama ya ozgurlukicin.com'dan ya da başka linux dağıtımlarına ait forumlardan yardım alarak çözebiliyorum.

Pardus ile ilgili görüşlerimi de sonraki yazılarımda değinmeyi planlıyorum ancak bahsetmeden geçemeyeceğim, Pardus'un en büyük gücü bence paket yöneticisi programı PiSi. Pardus'un geniş yelpazeli yazılım deposu ile birlikte çok iyi çalışıyor ve benim sorunum da tam burada başladı:

Malumunuz, Java ile daha haşır neşir olduğumdan Netbeans'i kurdum bilgisayarıma. PiSi'de de paketleri varmış ama ben dikkat etmemiştim, netbeans.org'dan indirdim ve kurdum. Bir web projesi üzerinde çalışıyorum ve gel zaman git zaman sonunda veritabanı gerekti.

Ben veritabanı olarak genellikle MySql'ı tercih ederim (PostreSQL'ı da çok öneriyorlar, bir ara onu da denemek gerek belki) ve zaten Netbeans'i kurduktan hemen sonra MySql'ı PiSi aracılığıyla yüklemiştim.

Ne var ki, JConnector benim MySql sunucuma bir türlü bağlanamıyor, "Comminucations link failure" deyip duruyordu, sanki MySql sunucusu hiç çalışmıyor. Konsol'dan "mysql" komutu ile bağlanıp istediğimi yapabiliyordum ama JConnector bağlanamıyordu. "Acaba sorun Netbeans'te mi, bir de telnet deneyeyim" dedim ama nafile. Bağlantı isteği açıkça reddediliyordu.

Çözüm:

Sorunun /etc/my.cnf dosyası ile ilgili olduğundan şüphelendim ama my.cnf ile ilgili neredeyse hiç bilgim yoktu. Ben de örütbağda (internet) biraz araştırma yaptım. İlgili satırın "security" bölümünde olabileceğini buldum.

PiSi'nin MySql'ı yüklerken getirdiği ayarlarda skip-networking ayarı açıkmış. Bu da konsol dışından gelen bağlantıları reddetmeye yarıyormuş. Satırın başına # ekleyip dosyayı kaydettim ve MySql sunucusunu yeniden başlattım (sudo service mysql_server restart). Tadaaaa :)

Öncelikle sevgili Türkiyem'in sonra da bütün dünyanın olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.
Yalnızca hatırlayın, önce Ulusal Egemenlik sonra Çocuk Bayramı. Çocuk Bayramı diye yutturmaya çalışanlara kanmayın, unutmayın.

Java Teknolojileri ve Programcıları Derneği : www.jtpd.org
Netbeans : www.netbeans.org
MySql : www.mysql.com
Pardus : www.pardus.org.tr

Wednesday, April 22, 2009 11:59:33 PM (GTB Daylight Time, UTC+03:00) | Comments [1] | Linux | MySql | NetBeans | Pardus | Türkçe | Veritabanı#
Tuesday, April 07, 2009
Wikipedia'nın bütün veritabanının MySql betiklerinin halka açık olduğunuzdan haberiniz vardır muhtemelen. Haberiniz yoksa da ayrıntılı bilgi http://en.wikipedia.org/wiki/Wikipedia_database adresinde.

Herşey iyi, güzel ama 2,5 GB'lık categorylinks SQL betiğinde MySql hep hata veriyor. Hata nedeni yanlış timestamp türü veri girilmeye çalışılması imiş ("Invalid timestamp value").

Biraz internet araştırısı ve biraz gayretle bu mesajın aslında bir hata değil, uyarı mesajı olduğunu anladım. MySql, canımın içi de 2,5 gb'lık toplu işlemde (transaction) bir tanecik bile uyarı aldığında bütün işlemi geri sarıyor. Aslında bu uyarıyı hata olarak görmesinin nedeni, olayın toplu işlem içinde gerçekleşiyor olması ve MySql'ın bu davranışını Sql Kipleri ile halledebiliyoruz.

Şimdi aşağıdaki komutu MySql'ınıza girin ve sonucuna bir bakın:
select @@global.sql_mode
Eğer siz de benim gibi MySql'ınızın çalışma parametrelerine dokunmadıysanız sonuç olarak aşağıdakine benzer bir manzara çıkacaktır:
STRICT_TRANS_TABLES,NO_AUTO_CREATE_USER,NO_ENGINE_SUBSTITUTION
Eeesi, STRICT_TRANS_TABLES kipi toplu işlemlerde herhangi bir değeri tabloya ekleyemediği (INSERT) anda bütün işlemi geri sardırır. Biz de verdiğimiz değerler arasında böyle sorunlu değerler olduğunu bildiğimize göre haydi bu kipi kapatalım:
set global sql_mode = ''
Böylece bütün Sql kiplerini kapatmış olduk. Ama öyle hemen Wikipedia yığmasına saldırmayın, bu komut bundan sonraki bağlantılarda geçerli olacak. SQLyog'da iseniz "File | New Connection Using Current Settings" ile yeni bir bağlantı açar, sonrasında Wikipedia yığmasına yumulabilirsiniz.

Biraz Teknik Ayrıntı

MySql sunucusu (hizmet ya da cin/peri (DEAMON) olsun) çalıştırılırken Sql kipleri de verilir. Kipler my.ini (ya da linux'ta my.cnf) dosyasının içinde sql-mode="kipler" olarak ya da komut satırında --sql-mode="kipler" ile belirtilir (kipler virgül ile ayrılır). Bu kiplerin asıl amacı MySql'ı olabildiğince uyumlu kılmaktır. Nitekim bazı Sql kip kısayolları da bunu kanıtlar:
MSSQL = PIPES_AS_CONCAT, ANSI_QUOTES, IGNORE_SPACE, NO_KEY_OPTIONS, NO_TABLE_OPTIONS, NO_FIELD_OPTIONS
POSTGRESQL = PIPES_AS_CONCAT, ANSI_QUOTES, IGNORE_SPACE, NO_KEY_OPTIONS, NO_TABLE_OPTIONS, NO_FIELD_OPTIONS
ORACLE = PIPES_AS_CONCAT, ANSI_QUOTES, IGNORE_SPACE, NO_KEY_OPTIONS, NO_TABLE_OPTIONS, NO_FIELD_OPTIONS, NO_AUTO_CREATE_USER
MYSQL40 = NO_FIELD_OPTIONS, HIGH_NOT_PRECEDENCE
...
...
Sql kiplerini sunucu başladıktan sonra değiştirmek için de sql_mode küresel parametresini kullanıyoruz. MySql'da @@ işareti sunucu parametresini belirtir. Biz de global parametresinin sql_mode sistem değişkenini görmek için
select @@global.sql_mode
sorgusunu verdik. Daha sonra da bu parametreyi değiştirmek için biraz daha farklı bir belirtim olan
set global sql_mode = ''
deyimini kullandık. sql_mode sistem değişkeni ile ilgili daha ayrıntılı bilgi http://dev.mysql.com/doc/refman/5.0/en/server-sql-mode.html adresinde.

MySql'de sistem değişkenleri ikiye ayrılır: küresel (GLOBAL) ve oturum (SESSION) sistem değişkenleri. Adlarından da anlaşılacağı üzere bunlar yalnızca geçerli bağlantı (oturum) ya da bütün bağlantıları (küresel) kapsar ve etkiler. Benzer şekilde oturum sistem değişkenlerini görebilir ve değiştirebiliriz; ancak bazı sistem değişkenleri yalnızca oturum bazıları da yalnızca küresel kapsamda bulunurlar:
select @@session.sql_warnings
set session sql_warnings = ON
Ancak oturuma ait sql_mode sistem değişkenini değiştirmek bu örnekte işe yaramıyor, nedenini ben de çözemedim ama sanırım sql_mode parametresi bağlantıdan önce tanımlanması gereken bir sistem değişkeni.

Bütün sistem değişkenlerini görmek için MySql'a
show variables
komutunu girebiliriz.

Soru

Bunca şeyi yazdım, ettim ve categorylinks tablosunu kendi veritabanıma yığmayı başardım. Peki Wikipedia kategorileri arasındaki hiyerarşiyi nasıl çıkartacağım? Bilen varsa beri gelsin ne olur...

Tuesday, April 07, 2009 11:38:50 AM (GTB Daylight Time, UTC+03:00) | Comments [0] | MySql | Türkçe | Veritabanı | Wikipedia#
Monday, April 06, 2009
Bugün itibarıyle vosvosumu satmış bulunuyorum.

3.000 TL'ye aldığım ve üzerine 3.000 TL kadar masraf ettiğim satışı olmayan vosvosu yine satışı olmadan 1.200 TL'ye sattım.



Hadi ettiğim masrafları 1,5 yıldır binmeme sayıyorum; 1.800 TL'lik kayıba mı üzüleyim, aracın heba olmasına mı bilmiyorum.

Ama kızdığım birşey var:

Bre dingil, ne diye alırsın satışı olmayan arabayı? Hem de fahiş fiyata... İlla ki herşeyin acemisi olacağım, kronik acemi beni gidi.

Kızım gitti diye üzülür, kendime de kızarım...

Anneannemden ve Özlem Tezgel'den özür diliyorum, ikisine de sözüm vardı; tutamadan bir anda satıverdim. Adam Hasip Usta'nın dükkana geldi, arabaya baktı ve 1.200 vereyim alayım dedi. 15 dakika içinde oluverdi herşey...

Ruhsat sıkıntısından kurtuldum diye seviniyorum ama kendime de kızıyorum.

Olacağı buydu...

facebook albümü burada kendisinin.
Monday, April 06, 2009 12:40:16 PM (GTB Daylight Time, UTC+03:00) | Comments [2] | Türkçe | Vosvos | Kronik Acemilik#
Search
Archive
Links
Categories
Admin Login
Sign In
Blogroll
 aychulus.blogspot.com
Kuzen Ayşegül'ün blog'u
[Feed] volkanvardar.com
Volkan Vardar kişisel blog ve portföy sitesi
Themes
Pick a theme: